Genetik hastalıklar, kalıtım (irsiyet) bilgilerinin anne babadan aktarılması aşamasında oluşur.
Kalıtım bilgileri hücrelerde kromozomlar üzerinde taşınır. İnsanda 23’ü anneden diğer 23’ü babadan gelen 46 kromozom vardır. Kromozomların üzerinde toplam 20.000 gen bulunur. Her gen vücutta bir protein ile temsil edilir. Genler de 4 farklı DNA molekülünün üçlü gruplar halinde dizilenmesinden oluşur. Genlerin büyüklüğü değişkendir. Birkaç yüz veya on binleri geçen DNA molekülünden oluşabilirler.
Genetik hastalıkları üç farklı sınıfa ayırarak test edebiliriz:
1) Kromozom sayısındaki azalma veya çoğalmalar: En iyi bilinen örnek Down sendromudur, 21. kromozomdan 3 adet bulunması ile tanınır. Geleneksel test “Karyogram” kullanılır.
2) Kromozomlarda kopma veya eklenmeler (delesyon ve duplikasyon): Kromozom sayısı değişmez ama büyüklüğü değişir. Ufak kopma ve eklenmeler , etkilenen bölgeye özel işaretleme (“FISH”) ya da “mikroarray” yöntemi ile saptanabilir.
3) Genlerde noktasal kopma ve eklenmeler: Genin üzerindeki sadece bir veya birkaç DNA molekülü değişmiştir. Gen “dizileme” yöntemleri bu tip değişiklikleri saptar. Bu yöntem 20.000 gen içinden şüphelenilenlerin taranmasını gerektirir. Şüphelenilen gen sayısı az değilse tüm genler taranır. “Tüm Exom Dizileme” (WES, Whole Exome Sequencing) ya da “Tüm Genom Dizileme” (WGS, Whole Genome Sequencing) olarak adlandırılan bu yöntemler 2010’lu yıllardan itibaren ticari olarak mümkün olmuştur.
“Tüm exom dizileme”de hastadan alınan örnekte ileri dizileme teknikleri uygulanarak bütün genlerin dizisi saptanır. Ancak herkeste çok sayıda herhangi bir hastalıkla ilişkisi olmayan farklılıklar (polimorfizm) olduğundan hangi değişikliğin hastalık tablosuna yol açtığını bulmak bioinformatik analizle mümkün olur.
Kalıtım bilgilerinin anne babadan aktarılma aşamasında değil de sonradan fetus içinde kısmen geliştiği durumlar somatik mutasyon (mozaik etkilenme) olarak anılmaktadır. Bunların saptanması, etkilenmiş dokunun genetik yöntemlerle incelenmesi ile mümkün olur.
Genetik tanıda laboratuvar teknikleri çok hızlı ilerlemeler göstermiştir. Onlarca yıl tanı konulamamış bazı hastalara “Tüm Exom Dizileme” ile tanı konulabilmektedir. Bu yöntem yetersiz kaldığında “Tüm Genom Dizileme” uygulanabilir. Bu ileri testlerin saptadığı bazı değişikliklerin hastanın kliniği ile uyumlu olup olmadığı ise klinisyenin değerlendirmesi ie kesinleşir.
Sonuç olarak, genetik testleri klinik şüpheye ve bulgulara göre aşamalı olarak istemek doğru bir yaklaşım olur.
Düzenleme Ocak 2024